


Tür : Romantik / Dram
Gösterim Tarihi : 21 Ocak 2005
Yönetmen : Theo Angelopoulos
Senaryo : Theo Angelopoulos , Tonino Guerra , Petros Markaris , Giorgio Silvagni
Yapım : 2004, Yunanistan / Fransa / İtalya , 170 dk.

Alexandra Aidini (Eleni) , Nikos Poursadinis (Alexis) , Giorgos Armenis (Nikos) , Vassilis Kolovos (Spyros) , Toula Stathopoulou , Thalia Argiriou (Danae) , Grigoris Evangelatos (Profesör) , Aliki Kamineli , Eva Kotamanidou (Cassandra)

Theo Angelopoulos üçlemesinin ilk filmi olan Ağlayan Çayır'da, 1919-1949 arasında yaşanan bir hayat hikayesini anlatılıyor. Eleni, Odessa'da doğmuş fakat savaş döneminde hem annesi hem de babası ölmüştür. Alexis'in ailesi tarafından evlat edinilir ve aile Odessa'dan göç eder.
Ağlayan Çayır, yeni bir kasabaya yerleşen aileyle beraber büyümeye başlayan çocukların, özellikle de Eleni'nin hikayesedir.
Bu bir Yunan trajedisi diyen Angelopoulos, Eleni'yi (Troyalı Helen) bir simge olarak kullanmış. Bir kadının çocukluğundan başlayıp gençliğini, aşık oluşunu, sahip olduğu herşeyi kaybedip yeniden yalnız kalışını anlatıyor.Angelopoulos bu filmle, 2004 yılında Avrupa Film Akademisi Ödülleri'nden Eleştirmenler Özel Ödülü'nü kazandı. Üçlemenin ikinci filmi, 1953'te Stalin'in öldüğü gün Özbekistan'da başlayan bir yol hikayesi olacak.
________________
The film opens with a plan -sequence reminiscent of the one at the beginning of The Travelling Players. A large group of people carrying suitcases and trunks walks from a sea shore to a foreground river bank. At the head of the group walks its leader and spokesman, Spyros (Vassilis Kolovos) and his wife, Danae (Thalia Argirioua). Between them are their five-year-old son and three-year-old adopted daughter. Spyros, answering the voice-over, explains to an unseen character that they are Greek refugees who have escaped from the Bolshevik-overrun Odessa. After being quarantined in Thessaloniki, the refugees have been authorized to settle in the region, and been given this piece of land. This shot is followed by the opening credits, displayed on a grainy background of old photographs.

|
|
|